|
Bu ay neden 11 ayın sultanıdır?
Bir Müslüman olarak hayatımızı sürdürüyorken, bu yaşamı ne kadar bilinçli ve iradeli yaptığımız önemlidir. Çünkü İslam irade dinidir. İslam her zaman seçenekleri sunan ve inananlarını bu seçeneklerin karşısında özgür bırakan bir dindir.
Ramazan ayı bir katalizör gibi diğer aylardan kalan yorgunlukları, kırgınlıkları, hataları alıp götüren bir ay. On bir aydan üzerimize yığılmış manevi dertlerden bizi kurtaran ve gelecek aylara da daha sağlam adımlarla girebilmemizi sağlayan bir ay. Böylesine fırsatların sunulduğu, ilahi afların ve bağışlamaların zirveye çıktığı bir başka ay daha yok. "Merhamet edene, merhamet edilir." diyerek yaratıcı bizim başta kendimize, sonra tüm canlılara merhametli olmamızı istiyor bu ayda. Oruç tutarak midemize, iftar vererek dostlarımıza, Ramazan eğlencelerine katılarak ailemize merhamet ederiz. Böyle sürer gider bu zincir. Ramazan ibadetleri
Bu kadar kıymetli bir ayın kıymetini iyi bilelim. Ramazan ayına mahsus olan oruç, sahur, iftar, teravih, zikir, fitre gibi ibadetlere azami dikkat gösterelim. Bu ibadetlere ait bilgilerimizi arttıralım. Güncel sorularımız için güncel cevaplar bulalım. Sadece gazetelerin Ramazan sayfalarıyla yetinmeyelim. Çünkü birkaç sayfada bütün meseleleri yazmak mümkün değil. Aklımıza takılan soruları ve dini bilgilerimizi mutlaka bilgilerine güvenebileceğimiz insanlara sorup öğrenelim. Diyanet İşleri’nin fetva bölümünden istediğimiz cevapları kolayca alabiliriz. Yine bir İslam ilmihalinden ibadetlere ait dini bilgileri kolayca öğrenebiliriz. Bu konuda en çok bilinen ve yararlanılan eser olan Ömer N. Bilmene ait olan İslam ilmihalini çevremizden çok kolay bir şekilde temin edebiliriz. Eski Ramazan Sofraları
Pek çok kaynakta rastladığımız "Ramazan'ı karşılama telaşı", geçmişte sevinçli bir süreç olarak yaşanırmış. İftariyeliklerle süslenmiş sofra başında, konuklarla birlikte topun sesini ve camilerin kandillerini gözleyen çocuk çığlıklarını beklemek sevap sayılırmış. Çerez, çeşitli reçel ve peynirler, uzak ülkelerden gelmiş itibarlı konuk hurma, iftariyeliklerin arasında. İlle de siyah zeytin; yağsız, limonsuz. Oruç açmak için. Sonra tiryakisi için tütün. Yan odada serilmiş seccadelerde hep birlikte kılınan akşam namazı. Verilen bu aranın az sonra buluşulacak özenli lezetlere hazırlık anlamı taşıdığı da söyleniyor. İftar sofralarında değişmez ilk yemek; et veya tavuk suyuyla hazırlanan düğün, mercimek, yoğurt, pirinç çorbaları. Ramazan'ın vazgeçilmez yemeği pastırmalı yumurta; kapağı horozlu, kalaylı sahanlar içinde. Yanında mutlaka Ramazan pidesi. Daha sonraki yemekler etinden sebzesine, pilavından böreğine ev sahibinin gücüne göre sıralanırmış. Kaydına rastladığımız bazı iftar yemeği listeleri kırk çeşide kadar çıkıyor. Ağır ve az yemek de adaptan sayılırmış. Kuru meyvelerden yapılan hoşaflar, 60-70 kat yufkadan oluşan baklava, kazandibi, kabak tatlısı, keşkül-ü fukara (neresi fukaraysa), Ramazan'a has bir tatlı olarak anılan gül kokulu güllaç yerlerini alıyorlar sofralarda. Sofradaki en yaşlı ya da hatırlı kişinin, "Ehl-i keyfin keyfini kim tazeler? Taze elden, taze pişmiş, taze kahve tazeler" beyitini okumasıyla mangallara sürülen cezveler iftar yemeğinin sonunu,Ramazan eğlencelerinin başlangıcını işaret edermiş. Ve pek çok evde bu eğlenceler sahura kadar sürermiş. Çocukların bile tatlı uykularından Ramazan davuluna eşlik eden manilerle uyanarak katıldığı sahur sofralarında ise daha çok tok tutan yiyeceklere yer verildiğini görüyoruz. |